The Handmaid’s Tale, 2017


Son zamanlarda izlediğim en çarpıcı dizilerden biri olan The Handmaid’s Tale, Türkçe’ye Damızlık Kızın Öyküsü olarak çevrilmiş. Distopik romanlara bayılan biri olarak Margaret Atwood’un Damızlık Kızın Öyküsü romanını mı okumalıyım yoksa romandan uyarlanmış dizisini mi izlemeliyim diye düşünürken, kendimi Blue Tv’de yayınlanan dizisinin içinde buldum. Kitabını da merak ediyorum ama dizisiyle iyi bir başlangıç yaptığıma inanıyorum. Dizinin henüz 1 sezonu var ama yeni sezonu için çekim onayı alınmış.

Damızlık Kızın Öyküsü, Amerika Birleşik Devletleri’nde rejim değişikliği sonucunda başa geçen totaliter ve dini olgularla yönetimin sağlandığı Gilead distopyasındaki hayatı konu alıyor. Bizler gibi sıradan hayatlar yaşayan insanların (sıradan derken sinemaya giden, arkadaşlarıyla dışarıya çıkan, evi, ailesi, işi olan), rejim değişikliği ile evleri, aileleri, hayatları parçalanıyor. Kendilerini yepyeni bir düzenin içinde buluyorlar. Banka hesapları, mal, mülk herşey devletin eline geçiyor.

Ülkede doğurganlığın da çeşitli sebeplerle düşmesinden dolayı, doğurganlığı olan kadınlara devlet tarafından el konuluyor. Bu ‘Damızlık Kızlar’ devletin üst makamlarındaki kişilerle zorla ilişkiye sokularak ülkenin doğurganlık sorunu çözülmeye çalışılıyor. Dizi ismini de bu düzenden dolayı alıyor. Diğer kadınlar ise hizmetçi, aşçı, fahişe olarak kullanılıyor. Eski hayatları unutturulmak isteyen bu insanlara çeşitli işkenceler uygulanıyor. Dizinin başrolünde Elisabeth Moss, Ofrred karakteriyle harikalar yaratıyor.

Evet konusu biraz rahatsız edici ama bir o kadar da sürükleyici. Senaryo ve oyunculuk bakımından bence 2017’nin en iyi dizilerinden biri olabilir.

Dizinin tek handikapı henüz sadece 1 sezonunun yayınlanmış olması. Biraz merakta bırakıyor. Bu aralar yeni bir diziye başlamak istiyorsanız, ‘The Handmaid’s Tale’ alternatiflerinizde bulunsun..

p.s. 2017 Emmy ödüllerinde, drama dalında en iyi dizi ve Elisabeth Moss bu dizideki performansıyla en iyi kadın oyuncu ödülünü aldı.

İyi seyirler dileriz..

Woman!nTouch

 

 

2

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

The following two tabs change content below.

Nil

Küçük yaşlarda basketbol oynayarak başladı hayatına. Profesyonel olarak yıllarca top peşinden koştu Nil. Spor tutkusunun yanısıra kitapları, kalemleri, seyahat ettiği yerlerden biriktirdiği şeyleri her yaşına eşlik etti. Amatör olarak fotoğraf çekmekten, yeni yerler görüp yeni şeyler keşfetmekten keyif alan Nil, teknoloji ve tasarım konularına olan merakını hiç kaybetmedi. Kendini geliştirmek en büyük tutkusu. Bu aralar ise yogini olma yolunda. Lisans eğitimini Endüstri Mühendisliği bölümünde tamamladıktan sonra 1,5 yılını Amerika'da geçiren Nil, ardından Türkiye'ye dönerek İstanbul'da tanıştı kurumsal hayatla. İstanbul'da geçen 2 yılın ardından kürkçü dükkanı Ankara'ya geri döndü. "Yazılım Yönetimi" üzerine yüksek lisansını tamamlayan Nil'in en büyük hayallerinden biri teknoloji bloğu kurmak, kadın gözünden teknolojiyi kaleme alabilmekti. Ve hayalini arkadaşlarıyla paylaştığı bu bloğun fikir anası ve kurucusu..
Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir