Kaygı Üzerine, Renata Salecl

Renata Salecl-Kaygı ÜzerineBazen eksik hissediyorum evet, bazen de çok eksik… Sanki sürekli yapmam gereken bir şeyler var ve ben yapamıyorum. Yapmak istediğimi düşündüğüm şeyi yaparken bile yapmayı seçmediklerimi düşünüyorum. Bu yüzden hep bir yetişememe hissiyatı içerisindeyim. Bazen tüm bunlar için vaktim ve naktim oluyor ama bu sefer de hangisini yapmam gerektiğine emin olamayıp, bir yanım diğerinin daha iyi olup olmadığını sorgularken o şeyleri yapmaya çalışıyorum.

Tabi ki hayat sadece bunları düşünerek geçmiyor. Ancak aklımın bir yerinde sürekli dönen düşünceler ve kararlarımı, neşemi, enerjimi sinsi sinsi etkileyen bu kaygı durumunu da tahminimce bir tek ben yaşamıyorum. Herkese merhaba :)

Öte yandan tüketilebilecek o kadar şey var ki… Hangisini tüketmemiz gerektiğini bilmiyoruz. Bazılarımız hepsine atlıyor, biraz ondan, biraz bundan, iki selfie, bir snap derken her b*ku yapıyorum diye gerim gerim gerilip sosyal medyanın dibine vuruyor. Bazılarımız bu hayatları yakın takibe alıp başka insanların hayatında seyirci olarak yaşıyor. Kimilerimiz ise ne kadar başka hayatlara belli bir mesafede durmaya çalışsa da sosyal medya çılgınlarına, muhtemelen tam tersi olan mükemmel hayatlarına ve yapılabilecek/gidilebilecek sonsuz sayıda aktivite ve lokasyona şahit olmaktan tam olarak kaçamıyor.

Yapılabilecek o kadar çok şey var ki;

Gidilebilecek o kadar yer,

Yenebilecek o kadar yemek,

Okunabilecek o kadar kitap,

Dövdürülebilecek o kadar dövme,

Çalışılabilecek o kadar iş yeri.

Günümüz tüketim toplumunda partner arayışı yeni bir araba alma mantığına benzer bir mantık izliyor: Önce piyasada kapsamlı bir araştırma yapmak;sonra arzu edilen “nesne”nin tüm özelliklerini gözden geçirmek; evlilik öncesi anlaşmayla kendini garantiye almak; belli bir süre sonra eskisini yenisiyle değiştirmek veya kavga gürültüyü azaltmak için kısa dönemli bir kiralama yolunu seçmek gerekiyor. (Kaygı Üzerine-Renata Salecl)

Seçim yapmak zorunda olmak, yapılan seçimin diğerlerine göre daha iyi olup olmadığı, seçimin toplum/arkadaş grubu/aile tarafından ne kadar kabul gördüğü veya göreceği gibi kaygılar aslında çoğumuzda var. Hatta bazen bizi neyin kaygılandırdığını kolay kolay söyleyemiyoruz: Seçeneklerimiz, seçimlerimiz, hayatlarımız, başkalarının seçimleri, başkalarının hayatları, kim olduğumuz, topluma göre kim olduğumuz, olmak istediklerimiz, olduğumuzu sandıklarımız ve bunlar arasında yaşadığımız tüm belirsizlikler, tatminsizlikler..

Felsefe ve sosyoloji alanlarında çalışmalar yapan Renata Salecl, Kaygı Üzerine adlı kitabında işte tam da bunlardan bahsetmiş. Anlattıklarını somutlaştıracak örnek olaylar seçmiş ve güzel bir bölümlendirme yaparak tamamlamış kitabını. Öyle gelişine değil, altını çize çize, düşüne düşüne okudum ben kitabı.

Kaygılarım azaldı mı? Hayır.

Bunu bekliyor muydum? Hayır.

İçinizde bir yerlerde dönüp duran kaygıları, korkuları çözümlemeniz için bir araç ama bunlarla başetmek yine size kalıyor.

Woman!nTouch


Renata Salecl-Kaygı ÜzerineKitap Adı:
 Kaygı Üzerine

Orjinal Adı: On Anxiety

Kitap Yazarı: Renata Salecl

Çeviri: Barış Engin Aksoy

Yayın Evi: Metis Yayınları

Basım yılı: 2.Basım 2014

Sayfa Sayısı: 145

Good Reads Puanı:3,58

4

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

The following two tabs change content below.

Cansu

Çok okuyan, çok dinleyen ama çabuk unutan Cansu, bu özelliğini annesinden aldı. Kalıcı hafıza edinemediğinden birçok şeyi yazarak kaydetmeyi huy edindi. Ne kadar 1.65 boyuyla inandırıcı gözükmese de yıllarca lisanslı voleybol oynadı. Klasik gitarıyla konservatuvar sınavlarına hazırlanırken “adam gibi meslek edin, müziği hobi olarak yap” baskıları ile Endüstri Mühendisi olmaya karar verdi. Gaza gelip gitarı da sattı. Şimdi yenisini almak için para biriktiriyor. Lisans eğitimini Endüstri Mühendisliği bölümünde tamamladıktan sonra bir süre Yönetim Danışmanlığı firmalarında çalışan Cansu, uzun süredir Bilişim sektöründe kurumsal hayatına devam ediyor. İlgi duyduğu teknoloji, tasarım ve edebiyat konularında konuşma, konuşabileceği insanlarla tanışma fırsatını her zaman bulamayacağı gerçeği ile yüzleştiğinden beri daha çok okuyor, daha çok yazıyor...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir